28 Mart 2012 Çarşamba

offfff offffff offffff !!! (alıntı from ekşisözlük)

not: bir kelimesine bile dokunulmamıştır...

hatunların efendi adam yerine piç tercihi, bir kadını tavlayacak kadar yüreği, güveni ve fiziği olmayanları
çıldırtan bir gerçektir.


evet, gerçektir.


kadın, güçlü adama aşık olur. o adam ile çatır çatır sikişir. o adamın orospusu, annesi, sevgilisi, arkadaşı,
aşkı, her şeyi olur. o adam için ölmeye bile hazırdır. ama adı üzerinde karşısındaki adam "piç". karıyı siker
ve yoluna devam eder.


üzerinden piç geçen hatun, bunun şokunu üzerinden atamaz. psikologlara gider, kendini işe verir, bolca
dondurma yer, kilo alır ve kilo verir, kendisini spora vurur, vs. bir süre sonra karşısına efendi bir adam 
çıkar. kadın, bir kez sever. sevdiği adamı sevmiştir. tüm kurşunlarını tüketmiştir. bu yavşağı kendisine
aşık eder ama ona aşık olmaz.


piç adam, kızı siker kız da sonradan kendisine aşık ettiği yavşağı.

içten içe, içten dışa...

İnsanın hayatında yaşayabileceği en acı şey pişmanlıktır. Evet, şu gencecik yaşımda, edindiğim tüm sikko tecrübelerimden çıkardığım budur. Küçümsemeyin ama, 70 inize de gelseniz bana hak vereceksiniz... Bu öyle bir bok ki insanın içini kemiren, inceden inceden işleyen, lanet ettiren, yatağa girince uyutmayan, gözleri karanlık tavana kilitleyen... 

En keyifli anınızda hiç aklınıza gelmez ama, o kadar büyütmeyin...Fakat kendinizle baş başa kaldığınız ilk anda yine pat diye belirir zihninizde. Zihninizde birşey belirdiği anda gözlerinizin önünde mazi değil de, bir şahıs beliriyorsa işte o zaman sıçtınız demektir. Allah başka dert vermesin. 

Lise edebiyatının geyiği beşeri aşktan ilahi aşka ulaşma aşamasında sizlere de başarılar dilerim...

7 Mart 2012 Çarşamba

gökkuşağı derneği

İnsanın tek sıkıntısı ne biliyor musunuz ? ibnelik. ama öyle homoseksüellik gaylik falan değil. böyle şerefsizlik manasında ibnelik. he bi de gay ler var, onların ben zaten masa örtülerine sıçayım. namıssızlar.

18 Kasım 2011 Cuma

Yol

Her zaman gittiğin yolun her dakikasının
Saate dönüşmesiymiş senden uzaklaşmak.
Her metrede bir umut aramakmış,
Her umudu hayal etmekmiş.
Yolun sonunu düşünmemekmiş seni düşünmek
Bir yolmuş seni sevmek,
Yolu arşınlamakmış seni istemek.
Ve her bekleyiş ölümmüş;
Ölmek de Aşkmış işte...

15 Kasım 2011 Salı

Güç Kalkanları Devrede mi?


Ofisten çıkıp arkadaşlarımla buluşmaya doğru gidiyordum. Dolmuşta şoför koltuğunun yanına oturdum her zamanki gibi.  Yeni sahra köprüsüne doğru yaklaşırken dolmuşa yeni binen bayan “şunu uzatır mısınız?” dedi. Döndüm ve elindeki 1.50 tl yi alıp şoföre uzattım. Şoför 10 kuruş para üstünü bana verdi, arkamı döndüm “buyrun bayan” dedim. “kalabilir” diye karşılık verdi. Sen ne diyosun lan kaltak!! Dedim. Dolmuşun içinde birden buz gibi bir hava esmişti. “Ben size demedim şoför beyde kalabilir diye söylemiştim, ne kadar kabasınız” diye cevap verdi. “Senin dilini damağını s.kerim şerefsiz kadın” diye cevap verdim. Dolmuşçu abimizi sen ne sandın? Kadın müsait bir yerde inecek var dedi ve indi. Dayanamadım fırladım arkasından ben de… dur dedim, nereye kaçıyorsun? Dost olabiliriz dedi. O nasıl olacak dedim. İstersen gel şurda optimumun üst katında bişeyler içelim dedi. Uyar bebeYim dedim. Sivri burun ayakkabılarımın ucuna kadar gelen İspanyol paça pantolonumu çamurlardan koruyarak optimuma kadar gelmiştim. İçeri girerken döner kapının camlarından yararlanarak saçlarımı her zamanki gibi ortadan ikiye ayırdım. Tarzın hep böyle midir ? dedi. Evet dedim. Telefonumun hoporlerinden dinlediğim  izzet altınmeşenin sesini kıstım… göte en fazla kaçacak cafeye oturduk. Bende metelik yok neyime güveniyorsam… ne işle uğraşıyorsun dedi. Kalfayım dedim. Ne kalfası diye sordu. Boş gezenin yanında çalışıyorum dedim. Güldü, espri anlayışımın hoşuna gittiğini söyledi. Anlık sinirlenmemin aslında ona çok çekici geldiğini söyledi. Çüş amınakoyim diye karşılık verdim. Sana herkesin içinde küfür ettim, bu hoşuna mı gitti diye soracakken soğuktan kurumuş dudaklarımın da çok çekici geldiğini söyledi. Ben bu tarz şeylere gelemem, yapma bak fena oluyorum dedim. Tamam tamam şapşal dedi. Sus s.kerim toynağını kevaşe dedim. O gün onun evine gittik, e haliyle güç kalkanları devreye girmişti. 2 yılı aşkın bir süredir birlikteliğimiz devam ediyor. Sürekli sövüyorum o da mutlu oluyor. Yakında babasından bu kaltağı sizden istiyorum diye isteyeceğim sanırım. Mesela s.s bizde sana sövüyorum manasına geliyor. Ve her sabah bu mesajı almazsa mutlu olamıyor… ne yapalım, seviyorum .sktigimin kaltağını…

Esnaf Lokantası

Her zaman takıldığım mekana gittim yine…Barmen demeyi çok isterdim, ama garson arkadaş “her zamankinden mi abi?” dedi. Evet dedim. Kuru fasulye ve pilavım gelmişti yine önüme. Aslında hiç yemek yiyecek durumda değildim ama söylemiştim yine adetten de olsa… Kaşığı elime aldım tam fasulyeye daldırıcaktım ki, fasulye kaşlarını bir Hulusi kentmen edasıyla kaldırdı ve “ben bugün siftahımı yaptım, komşum henüz siftah yapmadı, ona daldır” dedi. Kuru fasulyeden insanlık dersi aldığımı anladım. Başka bir fasulyeye yöneldim. Derken o da “Cumaya gidiyorum gelicem” dedi. Birden o tabağın için bir habitat, bir yaşam, bir keşmekeş olduğunu keşfettim. Aldım bunları karşıma, derdiniz ne lan sizin götverenler dedim. İçlerinden biri bir fasulye boyu öne çıktı ve konuşmaya başladı: “abi biz esasen kuru fasulye olmaktan çok mutluyuz, fakat bu ibneler bizi resmen piç ediyor. Bir gece önceden suya koyuyorlar, her tarafımız buruş buruş oluyor. Donuyoruz amınakoyim. Hadi o safhayı atlattık, donmaya alışıyoruz, pat!! ertesi sabah atıyolar ateşin üstüne bizi. Salçalar falan geliyo üstümüze, göreceksin ıyyyyyy yapış yapış oluyoruz. Haliyle bizde ne mide kalıyor ne bağırsak. Sonra siz de bizi yedikten sonra veriyosunuz gazı amınakoyim. Sonra neymiş efendim, “kurufasulye bende gaz yapıyo” Nah yapıyo!!! Gazı biz yapıyoruz olgum o bizim kendi gazımız. Hal mi kalıyo sanki bizde?” lan dedim şerefine sıçtığım… bu mu yani derdiniz? Götoşlar… ık mık ettiler, kendi aralarında konuşmaya başladılar…Abi dedi birisi, “sorun bizim temelimizde. Çocukluğumuza inmen lazım…” ne var ulan çocukluğunuzda dedim. Abi dedi çocuklarımız, küçüklerimiz, çocukluklarına doyamıyorlar, oyun oynayamıyorlar. Neden lan dedim? Çocuklar saklambaç oynayacaklar “hepsi birbirine sen fasulyesin diyor” oynayamıyorlar. Top oynayacaklar, sen fasulyesin diyorlar hepsi birbirinden bagımsız oynuyor, takım olamıyorlar, kollektif futboldan eser yok, sol kanat çökmüş dedi. O sırada gözümde kurufasulye şeklinde bir ömer üründül canlandı… trt izlemekten vazgeçtim ve hesabı istedim…

14 Kasım 2011 Pazartesi

Edward Nurten

isyerimden aldigim maas bordromla birlikte bankanin yolunu tuttum. giriste hemen numaratorden numarami aldim. "31" !!! olsun dedim sorun olmaz. 28 numaradaki adam emekli bir albay edasiyla giseye yoneldi. o islemlerini yaparken guvenlik gorevlisi arkadas muhtemelen her zaman yaptigi gibi veznedardan sigara otlaniyordu. 29 numarali kadin ise metin akpinar'i gotunden cikarmis gibiydi...o kadar büyüktü yani, varin siz dusunun mabeddeki buyuklugu. 30 numaraya hic girmiyorum bile. siktimin angutu. cok sinirlendirdi yavsak beni. yok neymis bedelli askerlik cikmayacakmis falan. sanane lan andaval. uyuz olurum boyle tiplere. neyse ne diyoduk ? he saçmaliyoduk evet... sira bana geldi nihayet. gisedeki asgari ücretli kiz islemimi sordu. cevabini verdim. cok net konusuyordum kiza karsi. benden etkilendigini hissettigim anda öldürücü darbeyi vurdum. ogle yemeklerini nerede yiyorsun? sefer tasi getiriyorum dedi. bi seferlik getirmesen? dedim. ailesine danisti ve uygun olabilecegini soyledi. kiza iletisim bilgilerimi iceren kartimi biraktim ve subeden ciktim. aksama dogru bir mesaj geldi telefonuma: "slm nslsn ben bnkadn nrtn" nrtn ne lan??? röflesine soktugumun kizi !!! sanki edward norton i kisaltiyo kevase... hic cevap vermedim. ertesi gün subenin acilmasindan once gittim kapida bekledim. baktim geliyo, kestim yolunu bunun, agzimla buna bildigin "nslsn nrtn" dedim. "noluyo be, neden oyle konusuyosun?" dedi. konusmadigimi ve yaziyla anlasabilecegimizi soyledim. verdigi kagida, "gece bana tecavuz ettiler" yazdim. çok üzüldü. ne yapabilecegimizi sordu. ona tek birsey soyledim: "git ve o unutmaya calistigin geceyi, emniyet güçlerine tüm detaylariyla anlat...